Makyaj & Bakım Bölüm -2-
Tırnak Bakımı
Bakımlı olmanın en büyük göstergelerinden biri tırnaklardır. Kimse çatlamış, uçları bozulmuş ojelerle, etleri çıkmış, boyları birbirini tutmayan tırnaklarla dolaşmayı istemez.
Kimisi bu işi güzellik salonlarında halletseler de, basit bir tırnak bakımı herkesin yapabileceği bir iştir.
İşe tırnakları ve etleri yumuşatmak için elleri bir süre ılık, tercihe göre sabunlu yada kremli bir suda bekleterek başlayin.
Yumuşayan etler iyi bir makasla kolaylıkla alınabilirler ancak fazla derinden almamaya dikkat edin.
Bunda pek başarılı olamıyorsanız üzülmeyin yaptıkça el alışkanlığı kazanacaksınız ama yine de istemiyorsanız etleri tırnak diplerine doğru itmekle yetinebilirsiniz.
Tırnaklarınızı törpülemeden önce istediğiniz uzunlukta kesin.
Eğer kırılmış bir tırnağınız varsa diğerlerini de daha fazla kısaltın, çok uzun tırnaklar arasında birinin kısa olması daha çok göze batar.
Hatta bu durumda koyu ojeler yerine beyaz, açık pembe yada ten rengi gibi daha az dikkat çeken renkleri tercih edin.
Törpülerken fazla sivri yapmaktan kaçının ama ille küt tırnaklardan hoşlanmıyorsanız önce küt törpüleyin sonra köşeleri yuvarlatın.
Tırnaklarınız kısa ise küt törpülemek daha çok yakışacaktır.
Tırnaklarınızın etli kısmı kısa ise yani sıfır kesildiği zaman ince uzun değilse arkadan bakildiginda birkaç milim gözükecek kadar uzatın, mümkün olduğu kadar ince uzun görünmelerine çalışın ayrıca tırnaklarınız çok geniş değilse sürdüğünüz ojenin kapatıcı yani şeffaf olmayan bir renk olmasına dikkat edin. Oje rengi konusunda oldukça fazla seçeneğiniz var. Genellikle kırmızı,pembe ve beyaz tonları daha çok kullanılmasına rağmen, lacivert, mor, yeşil, bordo gibi alışılmamış renkler cok moda. Daha çok gençlerin tercih ettiği bu renkleri fazla uçuk bulsanız bile koyu bir bordoyu yada koyu bir kahverengini her yaştaki hanımler kullanabilir. Henüz ülkemizde fazla yaygınlaşmamış olsa da cesaretiniz ve yeteneğiniz varsa ojenin üstüne desenler yapmayi, minik boncuklarla yada ince parlak şeritlerle süslemeyi deneyebilirsiniz.
Epilasyon Nasıl Yapılır?
Tüylenme:
Doğumdan sonra 3. veya 4. ayda tüylenme başlar. İki tip kıl oluşur; bunlar, kısa, renksiz ve ince olan vellus (ayva tüyleri) ve koyu, kalın ve uzun olan terminal kıllardır. Kalıtımsal nedenlerle terminal kılların büyümesine 'hipertriker', androjen etkisiyle erkeksi karakterde büyümesine 'hirsutizm' denir. Hirsutizm sorunu olan kişilerin doktor kontrolünde tedavi olması gerekir, ancak tedaviyle bu kılların dökülmeyeceğinden epilasyon da uygulanmalıdır. Hipertrinerin tedavisi yoktur, oluşan kıllar değişik yöntemlerle yok edilir. Belli başlı epilasyon yöntemleri şunlardır:
İğneli Klasik Yöntem: Epilasyon yapılacak bölge önce alkolle temizlenir, sonra ince bir iğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilir. Bu şekilde kıl kökü tahrip edilimiş olur. Jilet yada tüy dökücülerle alınarak kalınlaşmış tüylere daha fazla elekrik verilmesi gerektiğinden, bu durumda daha fazla acı hissedilir. Seanslar yüze haftada bir, vücuda 1,5 - 2 haftada bir tekrarlanır. Süreleri ise epilasyon yapılan bölgeye göre değişir. Bir seans yüzde 15 dakika sürerken vücutta birkaç saatten uzun sürebilir. Bu yöntem hamileler dışında herkeze uygulanabilir.
Kışlık cilt bakımı nasıl yapılır?
Özellikle uzun ve soğuk kış ayları cilde özel bir bakım uygulanmasını gerektirir. Günlük yorucu ve tekdüze hayata dönüş, düzensiz ve zamansız beslenme, şehrin kargaşası, kış aylarında alınan gıdalardaki yağ oranın daha fazla olması, rüzgar, soğuk hava, cildimizin yıpranarak zarar görmesini ve kötü bir görünüm almasına sebep olur. Bütün bu olumsuz etkileri yok etmek ya da en aza indirmek için cildimize kış aylarında daha fazla özen göstermek ve bakım uygulamak zorundayız.
Güzellik enstitülerinde yapılan bakımın bir çok değişik safhası vardır. Soğuk kış günlerinde yapılacak bakımın ilk aşaması, cildi öncelikle temizlemeye yönelik olmalıdır.
1) Akşamları makyajı silmek için cilde temizleyiciyle masaj yapılmalıdır. Makyaj önce pamuk ile hafifçe silinip, temizleyici sütle yüz temizlenmelidir.
2) Bu işlemden sonra siyah noktaların sıkılmasına başlanır. Enfeksiyon ve kızarıklıkları önlemek için bu işlemi yaparken parmakların temiz olmasına ve akneleri sıkarken çok fazla zorlamamaya özen gösterilmelidir.
3) Yumuşak bir fırça ve sabun köpüğü ile yüz ve boyun dairesel hareketlerle temizlenir, sonra da bol suyla yıkanır. Bu işlem yüze pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazandırır.
4) Ölü hücreleri ve pürüzleri yok etmek için yüz ve boyuna sürülen kremler 5 dakika bekletilir. Bir süre sonra ince bir kağıt mendil yardımıyla cilde tonik sürülür.
5) Bundan sonra yüze parmak uçlarıyla masaj uygulanır. Zayıflamış dokulara renk ve elastikiyet kazandırmak için kuvvetli nemlendiriciler kullanabilir.
6) Fazla krem bir pamuk ile alındıktan sonra, cilde uygun bir maske yüze sürülür. Maske yaklaşık 10 dakika kadar bekletilir.
7) Tekrar bir kat tonikle silindikten sonra yüz artık temizdir ve tüm hava muhalefetine rağmen rahatça nefes alabilmektedir.
KOZMETİKLER NE İŞE YARAR ?
Maskeler: Bir haftalık normal bakım etkisini 15 dakika gibi kısa sürede veren kozmetik ürünleridir.
Serumlar:Cildin ihtiyacı olan yoğun bakımı daha fazla daha kısa sürede verebilen ürünlerdir.
Ampuller: Ciltte var olan ancak yavaşlamış ürünlerin kozmetik bakım ürünleridir.
Nemlendiriciler:Cildin ihtiyacı olan neme ve ekstra kozmetik içeriğine bağlı bakım ürünleridir.
Gece Kremleri: Cilt gece saatlerinde kozmetik ürünlerin bakımına en çok ihtiyaç duyulan zamandır.Cildin ihtiyaç duyduğu yağı kozmetik ürünlerle bakıma alır.
Vücudunuza ve cildinize daima özen gösterin...Düzenli spor ve pratik cilt bakımları,masajlar daha genç ve canlı bir tene , selülitden uzak bir vücuda sahip olmanızı sağlayacaktır.
Pürüzsüz cild
Peeling, dermotojide yıllardır kullanılan ve soyma anlamına gelen, bir yöntem... Bu yöntem deriye sağlıklı, düzgün ve genç bir görünüm sağlar.
Yüzün yanı sıra, boyun, sırt ve göğüs dekoltesinde, ellerde ve kollarda mükemmel sonuçlar veriyor.
Uyarı: Evliliksarayi.com sağlık rehberi makyaj bakım vs.... sayfalarında yer alan her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır.Sitemiz doktorunuzun yerini almayı hedeflememektedir. Sizlere aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik değildir. Bilgilerin yanlış anlaşılmasından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten sitemiz yasal sorumluluk altında değildir. Gerçek bir tanı ve tedavi için, hasta ve doktorun yüzyüze gelmesi gereklidir.
Sağlık rehberi sayfalarında verilen bilgilerin kullanılmasının sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir.
Verilen bu bilgiler çeşitli kaynaklardan alıntı yapılmış olup teklif hakları kendilerine ait tir